Aşkın Aldı Beni Benden Şiiri – Yunus Emre

Yunus Emre Türk tarihinin en önemli şairlerinden bir tanesidir. Aşkın Aldı Beni Benden Şiiri yazmıştır. Yunus Emre yaklaşık 700-800 sene önce yaşadığı için kendisi ve hayatı hakkında çok bir bilgimiz olmasa da neredeyse tüm edebi eserleri eksiksiz bir şekilde 21. yüzyıla gelebilmiştir. Kendisi Türk tarihinin en tasavvuf sahibi sanatçılarından bir tanesidir. Güzel sözleri ve şiirleri ile bilinir. Şiirlerinde benzer bir tarz kullanmıştır.

Aşkın Aldı Benden Beni Şiiri

Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dünü günü
Bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni

Aşkın aşıklar oldurur
Aşk denizine daldırır
Tecelli ile doldurur
Bana seni gerek seni

Aşkın şarabından içem
Mecnun olup dağa düşem
Sensin dünü gün endişem
Bana seni gerek seni

Sufilere sohbet gerek
Ahilere ahret gerek
Mecnunlara Leyla gerek
Bana seni gerek seni

Eğer beni öldüreler
Külüm göğe savuralar
Toprağım anda çağıra
Bana seni gerek seni

Cennet cennet dedikleri
Birkaç köşkle birkaç huri
İsteyene Ver anları
Bana seni gerek seni

Yunustur benim adım
Gün geçtikçe artar odum
İki cihanda maksudum
Bana seni gerek seni

Aşkın Aldı Beni Benden Şiiri

Yunus Emre’nin Hayatı

Yunus Emre’nin doğduğu yıl, Anadolu Selçuklu hanedanı amacıyla de sonun başlangıcına denk geliyordu. Azerbaycan’ı, İran ve Irak’ı işgal etmiş olan Moğollar, yönlerini Anadolu’ya dönmüş, buralardaki zenginlikleri ele geçirmek amacıyla fırsat kolluyorlardı. Batı’ya doğru ilerleyen Moğol istilasının ilk mühim tesiri kimi mühim mutasavvıf, bilim adamı ve sanatçıların; sonraları ise geniş Türkmen kitlelerinin Anadolu’ya göçü olmuştur. Mevlana Celaleddin-i Rûmî’nin babası Bahaeddin Veled, bu aydınların en meşhurlarından idi. Bu aydın göçü Konya, Kayseri gibi merkezlerdeki bilim ve sanat dünyasını hareketlendiriyor, geliştiriyor; bu arada pekçok değişik din ve tasavvuf yorumu da Anadolu’da kendine temsilci buluyordu.

Moğol baskısının önünden kaçıp özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya yığılan ve fazlalığını Türkmenlerin teşkil ettiği kitleler, devletin ekonomik yapısı üstünde olumsuz etkiler yapmış olmalıdır; çünkü var olan ekonomik kaynakların bu sefer daha çok insan doğrulusunda bölüşülmesi gerekiyordu. Buna iktidardakilerin kötü idaresi ve suistimaller, yolsuzluk ve haksızlıklar da eklenince Selçuklu Devleti, ekonomik ve sosyal sıkıntılar yaşamaya başladı; toprak ve vergi düzeni bozuldu. Bu dönemde Türkmenler arasında kimi tarikatler ve değişik İslam yorumları da yayılmakta idi. 13. yüzyılın ortalarında bu ekonomik ve sosyal bozulmaların ortasında, OrtaAsya’da süregelen olan Yeseviğe benzeyen Vefailik tarikatine mensup bir şeyh olan Baba İlyas isimli bir zat, çevresinde geniş Türkmen kitleleri toplamış; bu kitlelerdeki memnuniyetsizlikleri de örgütleyerek en büyük muavini Baba İshak ile beraber büyük bir başkaldırı hareketi başlatmıştır. Baba İshak doğrulusunda 1240 senesinde fiilen başlatılan başkaldırı neticesi Kefersud, Adıyaman, Gerger ve Kâhta başkaldırıcıların eline geçti.

Özenle seçtiğimiz diğer şiirleri buradan okuyabilir, diğer sitelerime buradan ulaşabilirsiniz.

About admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir